Tarih kokan semt: Yumurtalık

Adana ilinin bir ilçesine, eski adı Ayas olan Yumurtalık’a doğru rotamızı çiziyoruz. İlçeye adımımızı atar atmaz bir büyüye kapılıyoruz. Mavi ve yeşilin her tonundan bir örnek olan deniz, tarihe yolculuk yaptıran kaleler bizleri Alice Harikalar Diyarı’nda yolculuğa çıkarıyor.

Ayas kalesi ile liman arasında bir ada üzerinden yaşamını sürdüren Atlas Kalesi, diğer bir adıyla kız kalesi karşılıyor bizleri. Tarihinin yorgun sayfalarından kopup gelen kasvetli ve hüzünlü bakışlarını üzerimizde gezdiriyor. Klasik dönemin sonlarına doğru inşa edilen yapıda İtalyan mimarisi kendini gösteriyor.

Gemilere ek hizmet binası olarak tasarlanan Atlas Kalesi’nin araştırmalar ışığında gümrük kontrol merkezi hizmetinde olduğu tahmin ediliyor. Ziyaret etmek isteyenler için yunusların beklediği haşin ve gururlu yapı gören herkesi kendine çekiyor.

Bakışlarımızı diğer bir tarafa çevirdiğimizde zamanın izlerini, üzerine bir anı gibi biriktiren Kara Kalesi ile karşılaşıyoruz. Küskün bakışlarını bizden esirgemeyen tarihi kale kapıldığımız büyüden bizi uyandırıyor. Otopark olarak kullanıma açılmış ve kalenin içerisinde insanların artıkları ve çöplüklerini bıraktığı yapı bizi derinden etkiliyor. Rant canavarının kurbanı olarak restore edilmekten uzak, bin bir güzelliği, yaşanmışlığı içinde barındıran kalenin unutulmuşluğu ve terk edilmişliği içimize işlenirken, tarihi yapının duvarlarına yapılan karalamalar bizleri daha derinden yaralıyor.

Kalenin, zamana yenik düşmüş, yıpranmış, çoğu parçaları kopmuş basamaklarından çıkarken aklımızdan değeri bilinmemiş bir cennette olduğumuz düşünceleri geçiyor. Geçmişe yolculuk yaptığımız, geleceğe bir köprü kurduğumuz, kaleleriyle, adalarıyla, gemileriyle, deniziyle Yumurtalık, tarih severlere, fotoğraf severlere, huzura hasret kalanlara kollarını açıyor ve onları içtenlikle kucaklıyor, tek beklentisi değer ve saygı görmek olarak.

Orta çağda kölelerin demirlerini çektiği bir değirmenle karşılaşıyoruz kalenin etrafında. Şimdilerde otopark alanında duran bir taş yığını olarak kullanılmakta. Bu yapı bizleri tarihin tozlu sayfalarına sürükleyerek geçmişi yad ettiriyor.

Plajıyla, sahiliyle, sıcak, samimi ve içten esnafıyla herkesin ziyaretini bekleyen Yumurtalık’ta can dostlarımıza ayrılmış beslenme odakları da bulunmaktadır. Çoğunlukla tersaneleri ve sahilin gölge yerlerinde kendilerine yer bulan can dostlarımızı tarihi yapının ayrılmaz bir parçası olarak görüyoruz.

Haber: Olcay Aytürk, Gül Baysal

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir