Lübnan mutfağından öğrenilen lezzet

Bugün bir çeşit meze olarak Türk sofralarını süsleyen humus, Arap ülkelerinde ve Ortadoğu’da sıkça tüketilmektedir. Anavatanı ise Lübnan olarak bilinen, Arapça nohut anlamına gelen ve hummus olarak yazılıp okunan bu meze; nohut, tahin, limon suyu, sarımsak, tuz, kimyon, kırmızıbiber, zeytinyağı eklenerek yapılmaktadır. Hatay’a ilk humus lokantasını açan Behzat Kale’nin kızı Fatma Pekmezci, “Humusçu Behzat” lokantasının tarihi hakkında bilgiler verdi.

“Babamın adını öldürmek istemiyoruz”

70 yıl önce Lübnan’da usta-çırak ilişkisiyle çalışarak humus yapmayı öğrenip Hatay İskenderun’a ilk humus lokantasını açan Behzat Kale’nin kızı Fatma Pekmezci, babasının açmış olduğu lokantayı ikinci kuşak olarak devam ettirdiğini ve babasının adını yaşatmak istediğini anlatırken “Humusçu Behzat” lokantasının tarihi hakkında şu bilgilere yer verdi:

“1964 yılında babam Behzat Kale bu lokantayı açmış. O yıldan beri babamın açtığı bu lokantada humus yapıyoruz. Ben 20 yıldır buradayım. Babam vefat ettiği için mesleğini sürdürmek istiyoruz. Babamın adını öldürmek istemiyoruz. Kendi çocuklarıma da öğretip mesleği yaşatmayı düşünüyorum.”

Behzat Kale

Humusun birçok çeşitlerini yaptıklarını dile getiren Fatma Pekmezci, 1964 yılından beri humus, humus paçası yaptıklarını ifade etti. Babasının humus yapmayı, Lübnanlı ustası Selim Usta’dan öğrendiğini söyleyen Pekmezci, “70 sene önce babam Selim Usta’nın yanında çalışmış. Selim usta babama humus yapmayı öğretmiş. 1964 yılında ise babam kendi dükkanını açmış” dedi. Aslen Hatay İskenderunlu olduklarını belirten Fatma Pekmezci, İskenderun’a ilk humus lokantasını açan insanlar olarak şunlara yer verdi:

“Babamın ustası Lübnanlı idi. Babam Selim Usta’nın yanına gidip çalışarak humus mesleğini öğrendi. Babam Selim Usta’nın yanından ayrıldıktan sonra kendi yerini açtı. İskenderun’da humusu herkese tanıtan, yediren, bildiren babam Behzat Kale oldu.”

Neredeyse 100 yılı aşkın bir humus tarihleri olduğunu belirten Fatma Pekmezci, kalite, lezzet ve orjinalliğin lokantalarını bunca sene ayakta tuttuğunu dile getirerek “turşumuzu bile kendimiz yapıyoruz. Humus yaparken de kesinlikle nohutu haşlayarak yapıyoruz. Un ile yapmıyoruz. Herkes çok beğeniyor”dedi.

Dükkan yerlerinin önceden aynı mahallede olduğunu söyleyen Pekmezci, önceki yerlerinin olduğu binayı yıkacakları için şimdiki yerlerine geldiklerini dile getirdi. Lokantayı işletebildiklerini söyleyen Pekmezci, “bizimki aslında dededen toruna diyebilirim. Yılların bir el lezzeti var. Bir de humusun çeşitlerini yapıyoruz.” Dedi.

Yaptığımız humusu her yere gönderiyoruz

Yaptıkları humusun beğenildiğini, dışarıya dahi gönderdiklerinin altını çizen Fatma Pekmezci, şunları söyledi:

“Herkes çok beğeniyor. Hatta dışarıya bile gönderiyoruz. Almanya, Gaziantep, İstanbul, Ankara, Adana kısacası her yere humusumuzdan gönderiyoruz. Beğendikleri için tekrar istiyorlar bizde yolluyoruz.”

Haber: Devrim Fındık

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir