Anız dumanı toplum sağlığını tehdit ediyor

Adana’nın kanayan yarası anız yakma eylemi yıllardır çözüme kavuşmadı. Anız yakımı insan sağlığını tehdit ederken, toprakta yaşayan hayvanları ve toprağın verimini de öldürüyor.

Ekinin biçildikten sonra toprakta kalan köklü sapını yakarak yok etme işlemi olan anız yakma işlemi, Adana’da en çok uygulanan tarım işlemi. Doğaya ve insan sağlığına zararları çok büyük olan bu işlem, hasat sonrası tarlada kalan bitki saplarını, böcek ve diğer zararlıları yok etmek ve toprak işlemede kolaylık sağlamak amacıyla yapılmakta. Bu işlem masrafsız olduğu için çiftciler tarafından çok fazla tercih ediliyor. Uygulanan cezaların yetersiz olması ve bunların takibi konusundaki yetersizlikler çözümü zorlaştırıyor.

Anız toprağı besliyor

Toprak organik besinini anızdan sağlıyor. Hasat sonrası kalan bitki sapları topraktaki mikroorganizmalar tarafından sentezlenerek toprağın kimsayal yapısına karışmakta. Anızın yakılması, toprağın fiziksel, kimyasal ve biyolojik özellikleri ile toprak verimliliğini olumsuz etkilediği gibi biyolojik dengeyi de olumsuz yönde etkiliyor. Çukurova Üniversitesi Ziraat Fakültesi Toprak Bilimi ve Bitki Besleme bölümü öğretim görevlilerinden Prof. Dr. İbrahim Ortaş konuyla ilgili şöyle konuştu:
“Doğada kalan bitki kökleri ve anızlar, toprakta kalınca toprağın her şeyi olan organik maddesini güçlendiriyor. Organik madde bir toprakta ne kadar fazlaysa o toprak o kadar zengin, o kadar verimlidir. Anız toprakta kalması gereken önemli bir materyaldir. Organik madde toprağın yüzde ikisini oluşturuyor, normalde yüzde beşe kadar çıkabilir. Ancak bizim topraklarımızda çok fazla yok. Bizim topraklarımız biraz fakir topraklardır.”

Yakım sonrası oluşan duman bulutu hayatı felç ediyor

Sayısız zararı bulunan anız yakımı, beraberinde kül bulutlarını da oluşturuyor. Gökyüzünü saran bu kirli hava örtüsü insan hayatına zarar verdiği kadar ulaşımı da engelliyor. Anız yakılmasının toplum sağlığını olumsuz etkilediğine değinen Prof. Dr. Ortaş, “Yılda iki kez anız yakılması nedeniyle Adana ve çevresinde inanılmaz ölçüde kirli bulut küresinin oluştuğunu ve bütün evlerin içerisine yanıkların küllerinin geldiğini söyledi. Sözlerine şöyle devam etti.
“Bu da evlerde çok fazla deterjan kullanımına neden oluyor. Yaşlılar ve çocuklar nefes almakta zorlanıyor. Belli yerlerde, yolların kenarlarında anız yakılması sonucunda büyük alevler oluşuyor ve o alevler esnasında trafik tıkanıyor, bazen uçakların Adana’ya inemediği oluyor. Yani birçok yönden olumsuz etkileri var.”

Çevre ve şehircilik bakanlığı’nın önlemlerine rağmen hala Adana’da anız yakımı devam ediyor

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı anız yakımını yasaklamasına ragmen anız yakımı devam ediyor. Anız yakanlar 3 aydan 6 aya kadar hapis cezası ile cezanlandırılıyor. Denetimler esnasında anız yaktıkları tespit edilenlere 2872 sayılı Çevre Kanunu’nun 20. maddesi kapsamında 2019 yılı için dekar başına 60,11 TL idari para cezası uygulandığı biliniyor. Prof. Dr. İbrahim Ortaş konuya ilişkin şu açıklamalarda bulundu:
“Adana’da anız yakılmasının önüne maalesef geçemedik. Bir dönem benim de içinde bulunduğum bir komisyonda bu konuyla ilgili çözüm önerlerini konuştuk. İl Jandarma Komutanı, ilçelerin kaymakamları, Ziraat Odaları temsilcileriyle toplantılar yapıldı. Fakat maalesef vatandaşlarımız “Efendim, jandarma bize engel oluyor, biz toprağımızı işleyemiyoruz, ürünümüzü alamıyoruz.” diye baskı yapıyorlar. Siyasetin bugün geldiği yer itibariyle oy almak için doğru yanlış ayrımı yapmadan bu tür şeylere giriyorlar. Uzun zamandır biz bunu görüyoruz. Fakat maalesef yöneticiler bunu bildiği halde bu konuya karşı çıkamıyorlar. Yasal olarak anız yakılması yasaktır. Fakat cezası düşük olduğu için vatandaşlar bunu kolayca ödüyorlar.”

Sizce idari para cezasının arttırılması bir çözüm olabilir mi?” sorusuna ise İbrahim Ortaş şöyle yanıt verdi:

“Ben hiçbir zaman cezadan yana olmadım. Biz anız yakılması konusunda cezadan yana değil, çiftçilerin sorunlarının doğrudan çözülmesinden yanayız. Toprak işlemede kullanılan araçlar zorlandığı için daha fazla mazot yakıyor. Bu yüzden çiftçi anız yakıyor. Halbuki çiftçi daha ucuza mazot alsa bundan vaz geçecek. Toprak işleme aletleri konusunda çiftçilere ucuz krediyle yardımcı olunabilir. Mazotta ve gübrelemede kdv’leri biraz daha indirilip çiftçilere daha fazla kazanmasını sağlayacak mekanizmalar kurulabilir. Çiftçi eğitim servisleri kurulabilir. Çiftçilere gidip bu konunun önemi anlatılabilir. Her yerde vatandaşlar birbirini denetlerse, anlamlı bir destek verilirse biz bunu engelleyebiliriz. Yasaklarla bir şeylerin çözüleceğini pek sanmıyorum. Anız yakılmasının cezası çok düşüktür ve vatandaş onu hemen ödüyor. Böyle bir ceza yerine şöyle bir şey olabilir; Anızı yakan çiftçi tarımsal desteklerden yararlanamaz, kredi desteği alamaz gibi, bunlar caydırıcı olabilir.”

“Adana halkı, anız yakımının ne anlama geldiğini bilmiyor”

Vatandaşlar anız yakılmasının ne anlama geldiğini bilmiyor ve onlar evlerine, serdiği çamaşırlarına gelen yangın küllerine bakıyorlar diyen Prof. Dr. Ortaş, “Vatandaşlarımız bugün kendi ülkemizde çok hak arama konusunda ciddi bir örgütlülüğe sahip olmadığı için belli konularda taleplerini dile getiremiyorlar. Her olaya “Bunu söylersem bizim partiye zararı olur mu, olmaz mı?” diye bakıyor. “Bunu söylersem bana kim kızar, kim kızmaz?” diye bakıyorlar. Halbuki öyle değil. Bu çok doğal bir hak. Her vatandaş bunun yanlış olduğunu bilmeli.” şeklinde sözlerine son verdi.

Haber/Kübra Ateş

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir